Logo

Üniversite Yolundaki Rehberiniz

24 Tercih Hakkını Doğru Kullanma Rehberi

26 Ağustos 2026
5 dk okuma
24 Tercih Hakkını Doğru Kullanma Rehberi

YKS ek yerleştirme döneminde adayların karşısına çıkan en önemli sorulardan biri, tercih hakkının nasıl kullanılacağı. ÖSYM'nin 2025 YKS Ek Yerleştirme Kılavuzu'nda adayların en fazla 24 tercih yapabileceği, ancak tercih alanlarının tamamını doldurmak zorunda olmadığı açıkça belirtiliyor. Aday yalnızca gerçekten gitmek istediği dört program varsa dört tercih yapabiliyor; tercih hakkının tamamını kullanması gerekmiyor.


Bu nedenle doğru strateji “24 hakkım var, mutlaka 24 bölüm yazmalıyım” değil; uygun programları doğru filtreleyip gerçek istek sırasına göre listelemek olmalı.


2026 Ek Yerleştirmede 24 Tercih Hakkı Kesin mi?

Henüz değil. 26 Ağustos 2026 itibarıyla ÖSYM'nin 2026 YKS duyuruları arasında 2026 YKS Ek Yerleştirme Kılavuzu yayımlanmış değil. Son yayımlanan 2025-YKS Ek Yerleştirme Kılavuzu'nda adayların, tercih yapma hakkı bulunan tablolardan 24'ü geçmemek üzere istedikleri sayıda tercih yapabileceği belirtilmişti. Dolayısıyla “2026 ek tercihlerinde kesin olarak 24 tercih hakkı olacak” demek için güncel kılavuzun yayımlanması gerekiyor. Bu içerikteki tercih stratejisi ÖSYM'nin son resmî ek yerleştirme uygulamasına dayanıyor; 2026'daki kesin tercih sayısı ve işlem kuralları güncel kılavuzla doğrulanmalı.


24 Tercihin Tamamını Doldurmak Zorunlu mu?

Hayır. ÖSYM'nin 2025 ek yerleştirme kılavuzunda bu konu açık biçimde belirtiliyor. Aday, örneğin yalnızca dört programa gitmek istiyorsa ve bu programlardan herhangi birine yerleşemediğinde başka bir bölümde okumayı düşünmüyorsa yalnızca bu dört programı tercih edebilir.


Dolayısıyla:

24 tercih = kullanılabilecek en yüksek sayı anlamına geliyor, doldurulması zorunlu 24 alan anlamına gelmiyor.


Bu ayrım özellikle “Boş kalmasın diye listeyi doldurayım” düşüncesiyle aslında okumak istemediği programları yazmayı düşünen adaylar açısından önemli.


Tercih Listesi Hangi Sıraya Göre Oluşturulmalı?

ÖSYM'nin ek yerleştirme kılavuzundaki temel öneri oldukça açık:

En çok istediğiniz programı en üste yazın.


Daha sonra ikinci en çok istediğiniz programı, ardından diğerlerini gerçek istek sıranıza göre yerleştirin. Bunun nedeni ÖSYM'nin merkezî yerleştirme sisteminin çalışma biçimi. Adayın puanı birden fazla tercihine yetiyorsa, aday puanıyla yerleşebildiği en üst tercihine yerleştiriliyor. Bu tercihin altında kalan programlar artık işleme alınmıyor.


Daha Yüksek Puanlı Programları İlk Sıralara Yazmak Hata mı?

Hayır. ÖSYM'nin son ek yerleştirme kılavuzu, adayların listenin ilk birkaç sırasında puanının yetmeyebileceğini düşündüğü ancak gerçekten istediği programlara yer verebileceğini belirtiyor. Ancak burada önemli bir sınır bulunuyor. Merkezî yerleştirmede kontenjanı dolmuş ve taban puanı oluşmuş bir program ek yerleştirmede yeniden kontenjan açtıysa, geçmiş yıl ÖSYM kuralına göre adayın ilgili yerleştirme puanının programın oluşan en küçük puanına eşit veya daha yüksek olması gerekiyor. Dolayısıyla adayın “iddialı tercih” yapması mümkün olsa da tercih ettiği programın resmî puan koşulunu karşılaması gerekiyor.


Bu nedenle:

İstediğiniz programı yukarı yazabilirsiniz; ancak tercih hakkınız olmayan veya puan koşulunu karşılamadığınız programı stratejik tercih olarak değerlendirmemelisiniz.


24 Tercihi Üç Gruba Ayırmak Mantıklı mı?

Tercih listesini analiz ederken programları üç farklı grupta değerlendirmek listeyi daha kontrollü oluşturmayı kolaylaştırabilir.

1. Öncelikli Tercihler

Bunlar adayın en çok okumak istediği ve resmî tercih koşullarını karşıladığı programlardır. Puan açısından daha rekabetçi görünseler bile gerçekten tercih ediliyorsa listenin üst sıralarında bulunabilirler.

2. Dengeli Tercihler

Adayın puanı, programın merkezî yerleştirme verileri ve kontenjan durumu birlikte değerlendirildiğinde daha yakın görünen seçeneklerdir. Bu grup, tercih listesinin yalnızca çok yüksek rekabetli programlardan oluşmasını önlemeye yardımcı olabilir.

3. Daha Geniş Alternatifler

Adayın şartlarını karşıladığı ve gerçekten okumayı kabul edeceği diğer programlardan oluşabilir. Ancak bu grup için “garanti tercih” ifadesini kullanmak doğru değil. Ek yerleştirmede hiçbir program için yalnızca geçmiş verilere dayanarak yerleşme garantisi verilemez. Bu üçlü ayrım ÖSYM'nin resmî bir sınıflandırması değildir; tercih listesini daha kontrollü değerlendirmek için kullanılabilecek editoryal bir yöntemdir.


Son Tercihlere “Kesin Gelir” Diye Bölüm Yazılmalı mı?

“Kesin gelir” şeklinde bir ek tercih kategorisi yoktur.


Bir programa yerleşme sonucu:

  • adayın yerleştirme puanına,
  • aynı programı tercih eden diğer adaylara,
  • programın ek kontenjanına,
  • adayın tercih sırasına,
  • programın koşullarına

bağlıdır.


Bu nedenle geçmiş yıl puanına veya başarı sırasına bakarak bir programı “garanti” olarak değerlendirmek doğru değil. ÖSYM'nin son ek yerleştirme kılavuzunda ise farklı bir yaklaşım öneriliyor: Bir aday ne olursa olsun bir yükseköğretim programına yerleşmek istiyorsa, listesinin son bölümlerinde yerleşebileceğini düşündüğü ve gerçekten okumak istediği programlara yer verebilir.


Buradaki önemli koşul yine aynı:

Yerleştiğinizde gitmeyeceğiniz programı yalnızca listenin dolması için yazmayın.


Tercih Sayısını Artırmak Yerleşme İhtimalini Artırır mı?

Daha fazla uygun ve gerçekten tercih edilebilir programın listeye eklenmesi, adayın değerlendirilebileceği program sayısını artırabilir.


Ancak bu durum:

“24 tercih yapan kesinlikle 5 tercih yapandan daha avantajlıdır”

şeklinde genellenemez.


Çünkü bir programı listeye eklemenin anlamlı olabilmesi için adayın:

  • o programı tercih etme hakkına sahip olması,
  • puan ve varsa başarı sırası koşulunu karşılaması,
  • programın özel koşullarını sağlaması,
  • yerleşmesi hâlinde gerçekten kayıt yaptırmayı düşünmesi

gerekir.


Bu nedenle tercih sayısını artırmak tek başına strateji değildir. Doğru program sayısını artırmak stratejidir.


Aynı Bölümün Farklı Üniversitelerdeki Seçenekleri Nasıl Sıralanmalı?

Aynı bölümü birden fazla üniversitede değerlendiren adaylar sıralamayı yalnızca geçmiş yıl taban puanına göre yapmak zorunda değil.


Üniversiteler arasında:

  • burs veya ücret durumu,
  • eğitim dili,
  • şehir,
  • kampüs,
  • programın özel koşulları,
  • adayın kişisel tercihleri

farklı olabilir.


Bu nedenle örneğin geçmiş yıl daha düşük puanla öğrenci almış bir üniversiteyi, yalnızca bu nedenle daha üst sıraya koymak gerekmiyor. ÖSYM'nin yerleştirme sistemi açısından belirleyici soru “İkisine de yerleşebilecek durumda olsam hangisine gitmek isterdim?” olmalı. Cevap hangi programsa o program daha üst sıraya yazılmalı.


Program Kodlarını Kontrol Etmemek Neden Kritik Bir Hata?

ÖSYM kılavuzunda programların yalnızca isimleri değil program kodları ve özel koşulları da bulunuyor.


Özellikle vakıf üniversitelerinde aynı bölümün:

  • burslu,
  • indirimli,
  • ücretli

seçeneklerinin farklı program kodları olabilir.


Benzer şekilde aynı üniversitenin aynı isimli programları farklı kampüs, eğitim dili veya koşullara sahip olabilir.

Bu nedenle tercih listesinin son kontrolünde program kodu + üniversite + bölüm + burs/ücret statüsü + özel koşullar birlikte kontrol edilmeli. Yanlış program kodunun seçilmesi, adayın düşündüğünden farklı bir programa tercih bildirmesine yol açabilir.


24 Tercihi Doldururken Özel Koşullar Neden Kontrol Edilmeli?

Bir programa puanın yetmesi, programın bütün şartlarının karşılandığı anlamına gelmez.


ÖSYM'nin 2025 ek yerleştirme kılavuzunda adayların programların:

  • okul türü,
  • alan,
  • yaş,
  • sağlık,
  • ve diğer özel koşullarını

karşılaması gerektiği belirtiliyor.


Kılavuza göre tercih sırasında bütün koşullar sistem tarafından anında kontrol edilmeyebilir. Daha sonra koşulları taşımadığı belirlenen tercih geçersiz sayılabilir; aday bir programa yerleşmiş olsa bile gerekli koşulları karşılamıyorsa kayıt yaptıramayabilir. Bu nedenle 24 tercih alanını mümkün olduğunca doldurmak adına koşulları karşılanmayan programları listeye eklemek avantaj sağlamaz.


24 Tercih Hakkını Kullanmanın Altın Kuralı Nedir?


En temel kural şu şekilde özetlenebilir:

Hakkınız olduğu için değil, gerçekten istediğiniz için tercih yapın.


24 tercih hakkının amacı adayın 24 program yazmasını zorunlu kılmak değil, adayın uygun programlar arasından yeterli bir tercih alanı oluşturabilmesini sağlamak. Doğru tercih listesi koşullarını karşıladığınız, yerleşirseniz gerçekten okumak istediğiniz, gerçek istek sıranıza göre dizilmiş programlardan oluşmalı.



Resmî Kaynaklar


İlgili Stratejilerler